Yaşımız ilerledikçe tüm yaşamımızla hesaplaşmaya da başlarız. Hayata daha bilinçli adımlar atmaya başladığımızda kendimize biçtiğimiz rol ile toplum içinde üstlendiğimiz rolleri, sorumlulukları, hayalleri, beklentileri, sonrasında da bunların ne kadarının birbiriyle örtüştüğünün muhasebesini yaparız. Hedef ve hayallerimizin ne kadarını gerçekleştirebildik, ne kadarı yarım kaldı ne kadarı zaman içinde unutuldu? Sahip olduğumuzu bildiğimiz hangi beceri ve yeteneklerimizi kullanabildik, yeterince kendimize zaman ayırdık mı, yakın ve uzak çevremizle olumlu iletişim kurabildik mi, içimizde neler kaldı, hayal kırıklıklarımız, çöküntülerimiz, kırgınlıklarımız vb...

Tüm bunları sorgularken nedense hep olumsuzlukları anımsar, olumlu yönlerini, kazanımlarımızı ya görmezlikten geliriz ya da unuturuz. Oluşumuna, sürdürülmesine katkıda bulunduğumuz, emek verdiğimiz, yüksünmeden yıllarca yerine getirdiğimiz görevlerimizi yaparken biriktirdiğimiz gözlemlerimizden, yanılgılarımızdan, pişmanlıklarımızdan beslenen deneyimlerimiz, zamanla olgunlaştırdığımız sağduyumuz, dinginliğimiz...

Olumsuz yaklaşımımızı, ilerleyen yıllar içinde sınırlanan fiziksel kapasitemizle, duyularımızdaki gerilemelerle besleyerek içinden çıkılmaz bir hale getiriyor ve kendimizi sosyal çevremizden, aktivitelerimizden uzaklaştırıyoruz. Evet, yaşımız ilerledikçe daha fazla sevdiğimizi, yakınımızı kaybediyoruz, artık çalışmıyoruz, eskisi kadar aktif olamıyoruz, gençlerle birlikte olmak istiyoruz ama onlar da aynı bizim gençliğimizde olduğu gibi yoğun iş temposu, okul, ev, çocuklar derken bizimle yeterince birlikte olamıyorlar. Bazen hoş karşılıyoruz bazen kırılıyoruz en çok da kızıyoruz onlara...

Yaşamımızı sağlıklı, aktif ve yakınlarımıza yük olma kaygısından uzak sürdürmek en büyük dileğimiz değil mi? Bu dileğimizi en iyi biçimde yerine getirmek için her türlü emeği vermeye hazır uzman ekibi ve huzurlu yaşam ortamıyla Dört Mevsim Yaşam Köşkü bizleri bekliyor.